Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlim Yayma Vakfı ve İlim Yayma Cemiyeti işbirliğinde Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen İlim Yayma Ödülleri programında, her detayıyla irfan hazinesi, her veçhesiyle hikmet nişanesi, hem ilmin hem de alimlerin şehri İstanbul’da katılımcılarla bir arada olmanın bahtiyarlığını yaşadığını söyledi.
Temelleri 2017 yılında atılan, ilki 2019’da düzenlenen, bu yıl dördüncüsü tertiplenen İlim Yayma Ödülleri vesilesiyle bir araya geldiklerini belirten Erdoğan, İstanbul’un yanı sıra farklı şehirlerden ve yurt dışından programa teşrif eden misafirlere, “Hoş geldiniz.” dedi.
“İlim meclisi” olarak gördüğü bu törene emeği geçenlere teşekkür eden Erdoğan, gerek Türkiye’de gerekse dünyanın farklı yerlerinde akademik faaliyetler icra eden, emeğini, gayretini, cehdini, alın ve fikir terini ilmi çalışmalara teksif eden akademisyenlere selam, saygı ve muhabbetini iletti.
BİLİM İNSANLARI VE İLİM ERBAPLARINA TEŞEKKÜR
Tören vesilesiyle üç farklı kategoride ödülleri takdim edilen bilim insanlarını tebrik eden ve nice muvaffakiyetler dileyen Erdoğan, “Büyük Ödül” kategorisinde ödül alan bilim insanı ile yaşadığı diyaloğu aktardı.
Erdoğan, “Sizi daha önce tanıyordum.” dediği akademisyenin, “Bu dördüncü ödül alışım.” yanıtını verdiğini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük Ödül sahibi olan hocamız aynı zamanda bir de vakıf tarafından tabii 5 milyon lira ödülle mükafatlandırıldı. Diğer hocalarımız da ikişer milyon ödülle taltif edildi. Bunlar da bizim için ayrı bir gurur vesilesi.” ifadesini kullandı.
Yeni ve nitelikli eserleriyle bir yandan bilim müktesebatına katkılar yapan, diğer yandan gelecekteki çalışmaların önünü açan ilim erbabına kendisi ve Türk milleti adına şükranlarını sunan Erdoğan, “Cenabı Mevla sizlerin bu emeklerinizi hayra vesile kılsın. El-Alim ismi şerifiyle çalışmalarınıza inşallah bereket ihsan eylesin. Başvuruları çok titiz bir şekilde değerlendiren sekretaryamıza, bilim ve onur kurulu üyelerimize, teknik uzmanlarımıza, bilimsel hakemlerimize ve vakfımızın mütevelli heyetine aynı şekilde teşekkür iletiyoruz.” diye konuştu.

“NİÇİN BİZİM BİR NOBEL’İMİZ OLMASIN?”
İlim Yayma Ödülleri’ne yönelik teveccühün her programda katlanarak arttığına dikkati çeken Erdoğan, “Bu sene üç ayrı dalda 174’ü üniversiteler olmak üzere 188 kurumdan toplam 1324 başvuruyla yeni bir rekor daha kırıldı. İlim Yayma Ödülleri’nin önümüzdeki yıldan itibaren uluslararası bir hüviyet kazanacağını, bu ilim halkasının sınırlarımızı aşıp dünyanın dört bir yanına ulaşacağını da büyük bir memnuniyetle öğrendim. Niçin bizim bir Nobel’imiz olmasın? Bu adımı biz de atarız. Bu cesur ve isabetli adımlarından ötürü İlim Yayma ailemizi kutluyorum.” dedi.

PROF. DR. SABAHATTİN ZAİM YÂD EDİLDİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında 2017’de ahirete irtihal eden Prof. Dr. Sabahattin Zaim’i anarak, “Kendisi bir çok gencin yetişmesinde rol oynamıştır, yegâne hedefi güzel insan olmak ve güzel insanlar yetiştirmektir. Tek tipçi uygulamaların zirveye çıktığı dönemde böyle bir gençliğe duyulan ihtiyacı hocamız da hissetmiştir. Tarihinden, değerlerinden, inanç ve kültüründen uzaklaştırılmak istenen bir neslin ihyasını her şeyin üstünde görmüştür. Bir konuşmasında, “Milletler, büyük şahsiyetlerle yaşar ve tanınır.” Dünyada örnek insanlar vardır, yeni nesiller bu örnek insanları rehber edinerek doğru yolda yürürler, İslam’ın da gelişmesi o güzel insanların elinde olmuştur. Milletimizin zengin tarihinde, sahip olduğu bu örnek insanları milletimize tanıtma zamanı gelmiştir. Demokratik rejim içinde ülkenin kalkınmasını istiyorsak halkın içinde yetişen liderleri halka anlatmamız ve yeni nesillere bu örnekler vermemişiz gerekir” demiştir. Onun amacı da bu güzel insanları millete tanıtmak ve yenilerini topluma kazandırmaktır. Davasında başarılı olduğunu bugünün Türkiye’sine baktığımızda ve TEKNOFEST kuşağına baktığımızda görüyoruz.” dedi.
“GAZZE’DEKİ SOYKIRIMI DÜNYA SEYRETTİ”
Dünyanın Gazze’deki soykırımı izlemekle yetindiğini dile getiren Cumhurbaşkanın Erdoğan, “165 okul, üniversite ve eğitim kurumu İsrail’in saldırılarında tamamen yıkıldı. 13 bin 500’ü aşkın öğrenci 800’ün üzerinde öğretmen işgal kuvvetleri tarafından şehit edildi. 785 binden fazla öğrenci eğitim hakkında mahrum kaldı. Gezi olaylarında İstanbul’a kamp kuran uluslararası medya kuruluşları, Gazze’de 270’i aşkın gazeteci öldürülürken meslektaşlarının haberini bile yapmadı. Burada bilinçli, kasıtlı toplu kıyım politikası uygulanmıştır. Gazze bugün milyonlarca ton yıkıntı ile örülü. Bunu görmezden gelmek bunu konuşmamak toplu kıyıma ortak olmaktır. Biz hiçbir zaman susmadık bundan sonra da susmayacağız. Gittiğimiz her yerde bunu haykıracağız.” dedi.

“İSRAİL’İN BAŞINDAKİ İNSANLIKTAN NASİP ALMAMIŞ BİR KATİLDİR”
Kış aylarına girdiğimiz şu günlerde yaralarını sarmaya çalışan Gazze’deki kardeşlerimize, o çadırların ne durumda olduğunu herhalde televizyonlarda izliyoruz. İnsani yardımları yine de ulaştırmanın gayreti içindeyiz. Türkiye olarak, adil ve kalıcı barış için hem ateşkesin muhafazası hem de insani yardımlar noktasında üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz. Elimizdeki konteynırlardan göndermek istiyoruz. İsrail’in başındaki insanlıktan nasibini almamış bir katildir.
İki devletli çözüm politikamızı, 1967 sınırlarına dayalı, başkenti Doğu Kudüs olan özgür, egemen ve bağımsız bir Filistin devleti kuruluncaya kadar kararlılıkla sürdüreceğiz.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE MESAJI
Tüm bölgenin kaderini değiştirecek bu stratejik hamlemizin kimleri rahatsız ve tedirgin ettiğinin farkındayız. Yarım asırlık bir tezgahı bozma çabamızın kimleri telaşlandırdığını çok iyi biliyoruz. Bu sefer muvaffak olamayacaksınız. Allah’ın yardımıyla bu sefer başaracağız.
Kaynak: ensonhaber.com









